Münasip bir koca bulma kılavuzu

“Koca bulmak için 129 yol” adlı 1958 yılına ait bir makaleyi paylaşmış Kim Marx-Kuczynski Hanım. Bu makalenin sahibi, 16 kişiye yalnız kadınların kullanabilecekleri stratejilerle ilgili beyin fırtınası yapmalarını söylemiş ve ortaya gerçekten çok ilginç bir liste çıkmış. Çünkü kişilere önyargılarıyla hareket etmemeleri özellikle tembihlenmiş. Eh, onlar da düşüncelerini kafalarına geldiği gibi yazmışlar. Makaleyi bizlerle paylaşan kişinin yorumu dikkate değer. Diyor ki, bu liste aslında dönem dönem sosyal değerlerin, tutum ve davranışların ne kadar değiştiğini gösteriyor. O zamanlar çok kabul gören birtakım davranışların, o zamanlar kabul görmesine şu an şaşırabiliyoruz. Listeyi burada paylaşıyorum. Teker teker Türkçeye çevirmeyeceğim ama gerçekten çok sevdiğim maddeleri … Okumaya devam et Münasip bir koca bulma kılavuzu

Sahte makalelerle profesör olunur mu?

Şu habere göre; olunur sanırım. Sosyal bilimlerde master/doktora yapanlar iyi bilir. Yazılan makaleleri, tezleri, ödevleri sadece belirli bir zümre anlar. Yani aslında ma kalenizde söylemek istediğiniz şey basit olsa bile onu öyle tumturaklı bir şekilde anlatmanız gerekir ki akademik görünsün. Çok acı. Bunun farkında olan 3 genç ise 20 tane fake paper yazarak onları iyi journal’larda yayınlatmayı da başarmışlar. (12 ayda 7 tanesi yayımlanmış 6 tanesi reddedilmiş) Bu paper’ların söylediği adam gibi bir şey yok. Hepsi saçma sapan sonuçlara varıyor ama hepsi akademide kullanılan karmaşık bir jargonla bunu yapıyor. Mesela bir örnek; “Gender, Place and C ulture” Journal’ında yayımlanan makalenin … Okumaya devam et Sahte makalelerle profesör olunur mu?

Milgram deneyi

Eichmann Yüksek lisansta çokça ders gördüm ama en çok aklımda kalanı Holocaust temsiliyle ilgili olandı. Orada en çok ilgimi çeken konu da tabii ki Eichmann davası ve “The Banality of Evil” kavramıydı. Okuduğum bir kitapta çok toparlanmış bilgiler vardı. Onu paylaşmak istedim. Buyrun: İki deneğe, cezanın öğrenme yeteneğine etkilerinin irdeleneceği bir deneye katıldıkları söylenir. Hangisinin öğretmen hangisinin öğrenci olacağına kurayla karar verilecektir. Ancak deneklerin bilmediği şey kura sonucunun önceden belirlenmiş olduğudur. Deneklerden biri deney asistanlarından biridir. Bu husus diğer ve asıl denekten gizli tutulur. Yani asıl denek deneyin tüm etaplarına öğretmen olarak katılır ama bunun tesadüfen böyle olduğunu sanarak, ‘pekala … Okumaya devam et Milgram deneyi

Neden aşık oluyoruz ya?

Şu videoda çok güzel anlatıyor. Ben de aşağıda özetliyorum: Varlığı bir dert, yokluğu yara. Neden aşık oluyoruz sahi? Her şeyiyle güzel de bir yandan da yıkıcı, mahvedici değil mi? Yani insanoğlu kendini bile bile neden bu duygusal mengeneye sokuyor? Gerçekten buna ihtiyacımız var mı acaba? Buyrun bakalım filozoflar ne demiş aşkın amacı için: Platon: “Aşk bizi bütünleştirir, yeniden.” “Şölen” adlı eserinde bir akşam ziyafetini anlatır. Hikayede, Aristophanes misafirleri şöyle bir hikayeyle eğlendirir. Aslında insanlar önceden 2 kafalı 4 kollu 4 bacaklı yaratılmışlar da Tanrı’yı sinirlendirince Tanrı bunları ikiye bölmüş. Sonra da herkes o diğer yarısını aramaya başlamış. Dolayısıyla aşk, bizi … Okumaya devam et Neden aşık oluyoruz ya?

Yeni normale hoş geldiniz

Çok korkutucu bir makaleden sesleniyorum. Geçenlerde şöyle bir haber dolanıyordu gördüyseniz: Rusya’nın Pasifik kıyısında bulunan Vladivostok’tan ayrılan bir kargo gemisi, Süveyş Kanalı ve Cebelitarık’tan geçen alışıldık güney rotasını takip etmek yerine Kuzey Kutup Denizi üzerinden Almanya’daki Bremerhaven limanına yolculuk yapıyor. … Okumaya devam et Yeni normale hoş geldiniz

Motive olmak için için psikologların bir fikri var!

Eğer bir hedefinizi gerçekleştirememiş, iş yerinde istediğiniz yere ulaşamamış ya da hedeflediğiniz kiloya gelememişseniz motive olmak için ne yaparsınız? Genelde bunları başarmış birilerinden tavsiye alırız. Fakat iki psikologun yaptığı araştırmaya göre motive olmak için tavsiye almaya değil, tavsiye vermeye ihtiyacımız varmış. Tavsiye verme eylemi her ne kadar tavsiyeyi veren kişiye yeni bir bilgi kazandırmasa da o tavsiyeyi veren kişinin özgüvenini yükseltiyor diye açıklıyorlar.  Yaptıkları araştırmalara dair rakamlar da var bu makalede, okuyabilirsiniz. Gerçekten de tavsiyeyi alanlardan çok daha motive olmuş hissetmişler tavsiyeyi verenler. Bir düşünün, aslında hiç spor yapmak istemiyorsunuz ama başka birine spor yapmasını salık veriyorsunuz. Kendinizi spor yapmak … Okumaya devam et Motive olmak için için psikologların bir fikri var!

Fitness, dinin yerini mi dolduruyor?

Tüm röportaj harika, mutlaka okuyun derim yine. Ben kısmen özetleyeyim. Son yapılan araştırmalar gösteriyor ki, Amerikalıların beşte biri herhangi bir dine ait saymıyorlar kendini. Ve yine araştırmalar gösteriyor ki, bu herhangi bir dine mensup olmayan kişiler herhangi bir şekilde bir din arayışında da değiller. Harvard Divinity School araştırmacılarından biri, gençler arasında aidiyet ve anlam bulma konularıyla ilgili bir araştırma yapıyor 2015 yılında. Bu çalışmada 100 organizasyona bakılıyor. Bu organizasyonlar da millennial’ların anlam bulma deneyimlerini gerçekleştirdiği yerler tabii. (Detaylı bilgi için şurası) Peki en çok öne çıkan mekan neresi oluyor dersiniz? Fitness sınıfları. Araştırmacı şöyle bir yere varıyor, aslında insanlar oraya … Okumaya devam et Fitness, dinin yerini mi dolduruyor?