Millennial’lara uygun iş kültürü oluşturana kadar robotlar gelir

Bu linkteki yazıyı çok sevdim. Kısaca şöyle diyor, şu işverenler sürekli millennial’larla ilgili tespitler yapmayı bıraksa da azıcık kendilerine baksa. Çünkü malum, 2020 itibariyle iş gücünün %35’ini millennial’lar oluşturacak, %24’ünü de Gen Z.

Bence aşırı haklı bir makale buyrun devam edelim.

Şu yazılanlara bir bakın, yok millennial’lar şımarık yok sürekli kendilerini düşünüyor yok hazıra konmak istiyor… Yani sürekli onlar hakkında böyle tespitleri tekrarlamak yerine acaba onları iş hayatına dahil edip verim alabilmek adına neler yapılması gerekiyor ona kafa yormak daha mantıklı değil mi?

Evet öyle.

Bir kitaptan alıntı yapılıyor bolca makalede. (Emma Gannon- The Multi-Hyphen Method). Yazarımız diyor ki kitapta, bu millennial’lar, değişime açık olmayan ve statükoyu yıkmaktan imtina eden kurumsal organizasyonlar içinde daralıyorlar. O yüzden de onlara şımarık diyorsunuz. Dersiniz, çok normal, çünkü adam tonlarca saat uzayan bir toplantıda durmak istemiyor. – iyi ki istemiyor bu arada. Bu peki, gerçekten onun işe yaramaz olduğu anlamına mı geliyor? Hayır tabii.

İstensin ya da istenmesin iş kültürü değişmeye başlıyor. Mesela bu millennial’lara kariyer basamakları onlardan önceki kuşaklar kadar çekici gelmiyor. Onun yerine hayat kalitesini yükselten bir ortamda çalışmayı yeğliyorlar. Bunun için 7600 dolar feda edebileceklerini söylüyorlar örneğin. – aynı fikirde olmayan? Buyrun bu da araştırması.

Bu tansiyonun bir diğer nedeni de tabii ki eğitimdeki jenerasyon farklılığı. En basitinden eski jenerasyon kütüphanelerde daha bireysel çalışıp bireysel çalışmalarını sunarken, millennial’lar içinse daha çok grup çalışmalarıyla, tartışmalarla ve seminerlerle geçen bir eğitim hayatı görüyoruz. Dolayısıyla eski jenerasyon kendileri için, kendi doğrularını bulurken ve kendi ayakları üzerinde dururken bu jenerasyonun kendileri gibi olmadığını görüyor ve bunu garipsiyor aslında.

Öte yandan bir de teknoloji girdi araya. Yine yazarımızın aşırı güzel bir tespiti var diyor ki, bu eski çalışma kültürü yeni jenerasyonun da kendi niş özelliklerini, bilgilerini ve yeteneklerini ortaya koymalarını engelliyor. Yani bu bambaşka yetkinliklere sahip kişileri iş hayatında eski formlara sokmaya çalışıp verim alamamak çok çok normal. O yüzden onlara “ne kadar da kendini beğenmiş, şımarık bir nesil demektense onların sahip olduğu yetkinlikleri iş kültürüne nasıl adapte ederiz diye düşünmek bence hem daha kolay hem de ne derler, gelişime açık bir davranış biçimi, bilirsiniz.

Gerçi hala daha kot pantolonla işe gitmenin nimet sayıldığı bir ülkede böyle bir düşünme biçimine girmek nasıl desem, robotlar gelir zaten o zamana.

Bu arada hangi jenerasyon neydi falan en son aşağıdaki gibi el sıkışmışlar.

 

  • The Silent Generation: Born 1928-1945 (73-90 years old)
  • Baby Boomers: Born 1946-1964 (54-72 years old)
  • Generation X: Born 1965-1980 (38-53 years old)
  • Millennials: Born 1981-1996 (22-37 years old)
  • Post-Millennials: Born 1997-Present (0-21 years old)

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s