Don Draper’ın ölümü

Yine güzel olduğu kadar uzun bir makale ama kesinlikle okumaya değer.

Don Draper’ın öldüğünü söylüyor makale kısaca. Eskiden yaratıcı bir endüstri olan reklamcılık şu anda algoritmalara dayalı veri odaklı bir iş.

Öncelikle şunu söyleyeyim, makalenin tamamı aslında aşağı bıraktığım konuşmaya dayanıyor. O yüzden derim ki mutlaka bu konuşmayı izleyin. Çok farklı bir şey söylemiyor Scott Galloway konuşmasında aslında. Fakat 2016 yılında bugünleri görmesi kayda değer. “Bizim bildiğimiz reklamcılık artık öldü, artık herkes reklamsız üyeliklerle gelir sağlamaya çalışıyor dünya da buraya gidiyor” diyor. “Eğer geleneksel reklamcılıkla ilgili bir işiniz varsa çok geçmeden işinizin düşüşe geçeceğini göreceksiniz” diyor. Makale de bunları özetliyor. “Artık insanların favori markaları yok. Favori markaları o an Google ihtiyaç halinde onlara ne öneriyorsa odur” diyor.

Ay hatta baya sivrileşiyor konu. “En son ne zaman bir reklam ajansı yöneticisini Business Week’in kapağında gördünüz? Çünkü kimse onların ne düşündüğüyle ilgilenmiyor. Reklam ajansları da ne için var olduklarını tanımlayamıyor. Çünkü reklam dediğimiz şey artık internet öncesi dönemle ilişkilendiriliyor.”

Gibi gibi bir sürü Galloway alıntılarıyla, artık reklamın otomatize hale geldiğine varıyor makale. Müşteriler şu an kaç kişiye ulaşmak istediğine ve ne kadar harcamak istediğine karar veriyor ve algoritmalar gerisini hallediyor. Şu anda hızla büyüyen markalar bizim bildiğimiz anlamda reklam vermiyor artık. 

Dijital pazarlama harika tabii ama tabii Google ya da Facebook için çalışıyorsanız. Ne yazık ki orada da adalet yok, bu iki marka tüm parsayı topluyor diye de ekliyor. E geleneksel medya böyle, dijital medya şöyle ne yapmalı o zaman? Bildiklerinizi unutun işte, yeni bir dönem var karşınızda her şeyi deneyimleyerek öğrenin. Kaybetmeyi göze alarak.

Makalede aşırı güzel bi akademik makale konusu var bence. En çok onu sevdim. Sosyolog Zeynep Tüfekçi, youtube’ta bir hesap açıp Donald Trump’ın mitinglerini izliyor. Sonra bakıyor ki youtube ona beyaz ırkı üstün tutan ve Holocaust inkarcılarının videolarını otomatik göstermeye başlıyor. Sonra başka bir hesap oluşturuyor ve Hillary Clinton ve Bernie Sanders mitinglerini izliyor. Bakıyor ki o zaman da 9/11, gizli devlet kurma komplo teorileriyle ilgili videolar çıkıyor. Vejetaryenlikle ilgili videolar veganizme, yürüyüşle ilgili videolar ultra maratonlara yönlendiriyor. Yani baktığı şey neyse, sürekli uçlara taşınıyor. Burada şunu görüyor Tüfekçi, Google, reklamverenlere aslında dikkat satıyor ve biliyor ki insanların dikkatlerini celbetmenin yolu onlara daha aşırısını göstermek. Milyarlarca takipçisi olduğu düşünülürse, Youtube 21. Yüzyılın en güçlü radikalleştirme aracı diyor. Makaleyi merak edenlere: Şurada.

En son Deleuze alıntısıyla bityor makale, daha ne olsun.

 

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s