Sahte makalelerle profesör olunur mu?

Şu habere göre; olunur sanırım. Sosyal bilimlerde master/doktora yapanlar iyi bilir. Yazılan makaleleri, tezleri, ödevleri sadece belirli bir zümre anlar. Yani aslında ma kalenizde söylemek istediğiniz şey basit olsa bile onu öyle tumturaklı bir şekilde anlatmanız gerekir ki akademik görünsün. Çok acı. Bunun farkında olan 3 genç ise 20 tane fake paper yazarak onları iyi journal’larda yayınlatmayı da başarmışlar. (12 ayda 7 tanesi yayımlanmış 6 tanesi reddedilmiş) Bu paper’ların söylediği adam gibi bir şey yok. Hepsi saçma sapan sonuçlara varıyor ama hepsi akademide kullanılan karmaşık bir jargonla bunu yapıyor. Mesela bir örnek; “Gender, Place and C ulture” Journal’ında yayımlanan makalenin … Okumaya devam et Sahte makalelerle profesör olunur mu?

Milgram deneyi

Yüksek lisansta çokça ders gördüm ama en çok aklımda kalanı Holocaust temsiliyle ilgili olandı. Orada en çok ilgimi çeken konu da tabii ki Eichmann davası ve “The Banality of Evil” kavramıydı. Okuduğum bir kitapta çok toparlanmış bilgiler vardı. Onu paylaşmak istedim. Buyrun: İki deneğe, cezanın öğrenme yeteneğine etkilerinin irdeleneceği bir deneye katıldıkları söylenir. Hangisinin öğretmen hangisinin öğrenci olacağına kurayla karar verilecektir. Ancak deneklerin bilmediği şey kura sonucunun önceden belirlenmiş olduğudur. Deneklerden biri deney asistanlarından biridir. Bu husus diğer ve asıl denekten gizli tutulur. Yani asıl denek deneyin tüm etaplarına öğretmen olarak katılır ama bunun tesadüfen böyle olduğunu sanarak, ‘pekala öğrenci … Okumaya devam et Milgram deneyi

Neden aşık oluyoruz ya?

Şu videoda çok güzel anlatıyor. Ben de aşağıda özetliyorum: Varlığı bir dert, yokluğu yara. Neden aşık oluyoruz sahi? Her şeyiyle güzel de bir yandan da yıkıcı, mahvedici değil mi? Yani insanoğlu kendini bile bile neden bu duygusal mengeneye sokuyor? Gerçekten buna ihtiyacımız var mı acaba? Buyrun bakalım filozoflar ne demiş aşkın amacı için: Platon: “Aşk bizi bütünleştirir, yeniden.” “Şölen” adlı eserinde bir akşam ziyafetini anlatır. Hikayede, Aristophanes misafirleri şöyle bir hikayeyle eğlendirir. Aslında insanlar önceden 2 kafalı 4 kollu 4 bacaklı yaratılmışlar da Tanrı’yı sinirlendirince Tanrı bunları ikiye bölmüş. Sonra da herkes o diğer yarısını aramaya başlamış. Dolayısıyla aşk, bizi … Okumaya devam et Neden aşık oluyoruz ya?