Neden aşık oluyoruz ya?

Şu videoda çok güzel anlatıyor. Ben de aşağıda özetliyorum:

Varlığı bir dert, yokluğu yara.

Neden aşık oluyoruz sahi? Her şeyiyle güzel de bir yandan da yıkıcı, mahvedici değil mi? Yani insanoğlu kendini bile bile neden bu duygusal mengeneye sokuyor? Gerçekten buna ihtiyacımız var mı acaba?

Buyrun bakalım filozoflar ne demiş aşkın amacı için:

Platon: “Aşk bizi bütünleştirir, yeniden.”

“Şölen” adlı eserinde bir akşam ziyafetini anlatır. Hikayede, Aristophanes misafirleri şöyle bir hikayeyle eğlendirir. Aslında insanlar önceden 2 kafalı 4 kollu 4 bacaklı yaratılmışlar da Tanrı’yı sinirlendirince Tanrı bunları ikiye bölmüş. Sonra da herkes o diğer yarısını aramaya başlamış. Dolayısıyla aşk, bizi yeniden bütün yapacak olan bir ruh eşini bulma isteğidir. Ya sen koskoca filozofsun şu sarhoş komedyenin söylediklerini neden ciddiye alıyorsun ki? Acaba tamamlanmak için mi aşık olurmuşuz.. püff.

Schopenhauer: “Aşk, bizi bebek sahibi olmakla kandırır.”

Diyor ki, cinsel arzulara dayanan aşk, bedensel arzuları tatmin eden bir yanılgı aslında. Arzularımız başka bir kişinin bizi mutlu edeceğine inandırdığı için  biz aşık olduk sanıyoruz ama tabii ki yanılıyoruz. Maalesef doğa bizi doğurganlıkla kandırıyor. Çocuk doğup o ihtiyaç tatmin olunduğunda ise, işkence dolu varlığımıza geri dönüyoruz. Hiç fena değil ya.

Russell: “Aşk, yalnızlığımızdan kaçış yoludur.”

Fiziksel ve ruhsal arzularımızı gidermek için aşık oluruz diyor. Aşktaki o tutku olmadan, cinsellik yavan kalır diyor. Şu dünyada kendimize sağlam korunaklar inşa etmeye ihtiyacımız vardır ve bu ihtiyaç da aşkta vardır. Çünkü aşk, dünyaya olan korkumuzu aşmamıza ve hayatla daha fazla meşgul olmamıza yardım eder. Aşk güzel şeydir vesselam diyor. Ah seni ne üzmüşlerdir Russellcığım ya.

Buddha: “Aşk, yanlış yola götüren felakettir.”

Temel arzularımızı tatmin etmek için aşık oluruz diyor ama tutkulu arzularımız da bizim asıl defolarımızdır diyor aynı zamanda. Yani diyor ki, romantik aşk büyük acı kaynağıdır. Aşk ve nefretin tutarsız duygularının insanı paramparça ettiğine dair hikayelere de ilham olmuştur bu düşünce. Aferin be Buddha. Ne varsa sizin oralarda var valla.

Beauvoir: “Aşk, kendimizi aşmamıza izin verir.”

Evet başka biriyle birleşmek hayatlarımıza anlam katar diyor. Kendisi, neden aşık olduğumuzla az ilgilenirken, nasıl daha güzel aşk yaşayabiliriz konusuyla daha fazla ilgilenir. Şu anda gördüğümüz, geleneksel romantik aşktaki sorun şudur ki, çok büyüleyici olabildiği için onu var oluşumuzun tek makul sebebi gibi görme yanılgısına düşebiliriz. Ama yani, var oluşumuzu gerekçelendirmek için başka birine bağlı olmak can sıkıntısı ve güç oyunlarına sebep olur. O yüzden de diyor ki “gerçekçi” sevin. Daha arkadaş gibi… Hem kendinizi keşfedin birlikte hem de hem dünyaya hem de kendi yaşantınıza değer katın. “Yeter ki sevgilim gerçekçi ol” derken Seda Sayan’ı dinlemediniz ama bakın Beauvoir da aynısını söylüyor.

Neden aşık oluyoruz ya?” üzerine bir yorum

  1. Platon fantastik, Schopenhauer bilimsel, Russell romantik, Buddha karamsar yaklaşmış olaya. Beauvoir ise hiç friendzone’a düşmemiş anlaşılan. Aşk, periyotu kişiden kişiye değişen bir döngü bence, mevsimler gibi. Bom yeoreum gaeul gyeoul geurigo bom (IMdb 8,1)

    Liked by 1 kişi

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s