Milgram deneyi

Eichmann

Yüksek lisansta çokça ders gördüm ama en çok aklımda kalanı Holocaust temsiliyle ilgili olandı. Orada en çok ilgimi çeken konu da tabii ki Eichmann davası ve “The Banality of Evil” kavramıydı. Okuduğum bir kitapta çok toparlanmış bilgiler vardı. Onu paylaşmak istedim. Buyrun:

İki deneğe, cezanın öğrenme yeteneğine etkilerinin irdeleneceği bir deneye katıldıkları söylenir. Hangisinin öğretmen hangisinin öğrenci olacağına kurayla karar verilecektir. Ancak deneklerin bilmediği şey kura sonucunun önceden belirlenmiş olduğudur. Deneklerden biri deney asistanlarından biridir. Bu husus diğer ve asıl denekten gizli tutulur. Yani asıl denek deneyin tüm etaplarına öğretmen olarak katılır ama bunun tesadüfen böyle olduğunu sanarak, ‘pekala öğrenci de olabilirdim’ kanısıyla hareket etmektedir.

Öğrenciyi oynayan asistan elektrikli bir sandalyeye sıkıca bağlanır ve asıl denek, onu göremeyeceği bir başka odaya alınır. Burada öğrencinin yanıtlarını ışıklı bir panelden takip edebilecektir. Öğrenci her yanlış yanıt verdiğinde elektrik şokuyla cezalandırılacaktır. Elektrik akımını da asıl demek, önündeki bazı düğmelere basarak bizzat verecektir.

Asıl denek 300 voltluk akım gönderdiğini sandığı anda, öğrenci bulunduğu odanın deneğin olduğu odaya bakan duvarını sertçe yumruklayacaktır. Bir süre sonra da yanıt vermeyi bırakacaktır. Böylece akımı veren asıl denek, öğrencinin şuurunu kaybedip kaybetmediğinde tereddüde düşecektir.

Asıl deneğe verilen talimata göre, öğrenci soruyu cevaplandırmazsa da bunu yanlış cevap sayıp akım verecektir. Yani öğrenci bilincini tamamen kaybetmiş olsa da akımın şiddetini devamlı artırıyor olacaktır. Asıl denek buna itiraz ederse, deney lideri ilk önce “lütfen devam ediniz” yine itiraz ederse “deneye devam etmeniz gerekiyor” hala itiraz ediyorsa “devam etmeniz mutlak surette zaruri” diyecektir.  Ve son olarak “başka bir seçeneğiniz yok. Devam etmeye mecbursunuz”. Şayet denek bu talimatlara rağmen devam etmeyi hala reddediyorsa, deney burada kesilir.

Deneylerde en sık rastlanan tepki tarzı, deneklerin düğmelere basmayı ısrarla reddetmesidir. Denekler istedikleri zaman deneyi terk etmekte serbest olduğunu bilmektedir. Artık devam etmek istemediklerini söylemeleri ve deneyin hemen sona ermesi kendi ellerindedir. Bunun hiçbir şekilde herhangi bir karşı misillemeye, bir tür cezaya yol açmayacağını da bilmektedirler. Buna rağmen ilk deneye katılmış olan deneklerin üçte ikisi, deney liderinin talimatlarına uymuş ve deneye en sonuna, yani en yüksek akımı vermelerinin ardından, deney lideri bir deneyin sona erdiğini bildirene kadar devam etmiştir.

Bu deney sonuçları Hannah Arendt’in “kötülüğün sıradanlığı” tezini doğruladığı kanısındaydı. Deneklerin deney sırasındaki davranış tarzlarını etkileyen ne muzdarip oldukları bir akıl hastalığı ne ırkçılık ne de kin ve nefretti. Onlar görev sorumluluğuyla talimatlara uygun hareket eden, söz dinler, itaatkar insanlardı, o kadar.

İşte Nürnberg mahkemelerinde yargılanan soykırım suçlularının birçoğu, üstlerinden aldıkları emirlere riayet etmeye mecbur olduklarını ileri sürerek kendilerini savunmuştu. Bununla beraber, savunma avukatları mahkemeye herhangi bir Alman askerinin toplama kamplarında veya diğer yollarla sivil insanları öldürmeyi reddetmeleri halinde üstlerince cezalandırıldığına dair tek bir somut örnek sunamamıştı. 

Yani özetle şu, aslında o insanları ölüme götürenler birer “evil” değillerdi. Hepsi sıradan insanlardı. Psikolojilerinin de bozuk olmadığı çokça deneylerle kanıtlandı- uzun zamanlar sonra olsa da, çünkü ilk başlarda hepsinin birer cani olduğuna inanılıyordu-  Onlar yalnızca bir tuşa basıyorlardı. Bunu da üstlerinden aldığı emre itaat için yapıyorlardı. Bu savunmayı ilk duyduğumda (Eichmann’ın savunması) kendimi düşündüm. Sanki uygun ortam bulamadığımız için “evil” değiliz gibi. 

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s