Kim bu mutlu Türkler?

Hani çağımızın vebası geleceğe dair umutsuz olmaktı? Mutsuzduk hani hepimiz? Memnun değildik hayatlarımızdan, sıkışmış hissediyorduk? TÜİK Yaşam Memnuniyeti Araştırması öyle demiyor. Türkiye’de insanlar mutlu.

Evet, geçen yıl %58 oranındaki mutluluk seviyesi bu yıl %53,4’e gerilese de yine de depresyonda olmadığımızı bu orandan rahatça görebiliriz. Ancak ve ancak %12 oranında bir mutsuz kitle varmış. Kalan %34 ise ne mutluyum diyor ne mutsuz… Öyle geçiriyor günlerini.

Peki kim bu %12? Hemen söyleyeyim, twitter ve ekşi sözlük ahalisi. Eğitim öğretim hayatını bir şekilde atlatmış ama iş hayatında aradığını bulamamış millennial’lar. Çokça ülke görüp, o ülkelerdeki rahatlığın ve özgürlüğün hiçbir zaman bu topraklarda olabileceğine inanmayanlar. Artık gazete okumayı, televizyon izlemeyi bırakmış, anı yaşamak peşinde koşup netflix’te kafalarını yaşadıkları hayattan uzaklaştırmak isteyenler. Haksızlıkları görüp, düzelmesi için çabalayıp düzelmediğini görenler ve düzelmeyeceğini düşünenler. Markette, otobüste, sinema/tiyatro girişinde sıraya girip başkalarının sırayı yok sayarak hareket ettiğini görenler. Ter kokusundan bıkmış, cehaletten yorulmuş, konuşmayı azaltmış, düşünmeyi çoğaltmış kişiler. Yaşanacak onca şey varken, hayatının bir plazanın bilmemkaçıncı katında geçeceğini düşünüp endişeye kapılanlar. Evlenmem gerekiyordu deyip evlenenler, istediği kişiyle birlikte yaşayamayanlar, istediğini değil ama uygun olanı giyinenler. Baskı altında olduğunu bilenler, eğitim sisteminin kötüye gittiğini fark edenler, buralardan uzaklaşmanın çok da kolay olmadığını düşünenler.

%12 deyip geçmeyin. Belki de bu %12 ile ördük etrafımızı.

Çünkü mutlu olanların demografik yapısına bakınca, çok fazla etrafımızda yok gibiler. Bir okul bitirmeyenlerin %59’u mutlu mesela. Yükseköğretimde bu oran %53. Evli kadınlar mutlu bir de, %60 oranında. Bunun için ayrıca yazı yazmam lazım. 25-34 yaş aralığındakilerin yani millennial’ların diyelim, %53’ü mutluymuş, ama bu oran geçen yıl yaklaşık %59muş. Ekonomiden ziyade, toplumsal dinamiklerden etkilendiğine eminim bu yaş kitlesinin.

Ama işte bakıyorsunuz umut düzeyine, bu ülkenin %72’si umutlu.

Konda’nın “10 Yılda Ne Değişti” raporunu dinlediğimde ben de umutlanmıştım. Her şey daha da kötüye gidiyor gibi düşünürken, aslında güzel şeylerin olduğunu kaçırmışım. Mesela 10 yılda; okuryazar olmayan annelerin oranı düşmüş, kadınların dış görünüşü değişmiş, nasıl desem belki sizin için kıstas değil ama Türkiye için bir kıstas: kolsuz bluz giyme oranı artmış, estetik ameliyat yaptırmaları normaldir diye düşünenler artmış, makyaj yapan, mayo giyen kadın oranı artmış yani kısaca kadın biraz daha yer kazanmaya başlamış. Buna karşın evde yemek yaparım diyen erkeklerin oranında da artış var ki gelin de cinsiyet eşitliği için umutlanmayın. Kadının çalışmak için eşinden izin alması gerektiğini düşünenler ve dini nikahı birlikte yaşamak için şart koşanlar azalmış. Farklılara olan saygıda da yine artış var. Damadım, gelinim farklı dinden, mezhepten, etnik kökenden gelebilir diyenlerin oranıyla, oğlumun/kızımın farklı cinsel yönelimleri olabilir diyenlerin oranında da ciddi artış var. Hadi gelin de umutlanmayın =)

Umutlu olmayan %27 de yine yukarıda saydıklarım içerisinden. Umutlanmak, güzel şeylerin olacağına dair beklentilere sahip olmak insanı ayakta tutan harika bir duygu olsa gerek. Ama o %27 umutsuzsa bilin ki, denemiş, çabalamış ve olmadığını görmüştür. Nasıl desem, hala daha kadın, trans cinayetlerinde olduğumuz yerde sayıyorsak, kadını namus üzerinden tanımlıyor, erkeği cinsiyet eşitliği adı altında düşman ilan ediyorsak ya da daha mikro ölçekte, birine çarpınca özür dilenmiyorsa, iş yerlerinde performans kişisel ilişkilere bağlı gidiyorsa, yaptıkların takdir edilmiyor, düzeltmeye çabaladığın kanunsuzluklar, bozukluklar düzelmiyorsa, adalete, eşitliğe, özgürlüğe olan inancını pekiştirecek hiçbir olayla karşılaşmıyorsan o zaman işte umutlu olmaya dair nedeni 10 yıllık gelişmede de bulamıyorsun.

Dünya Sağlık Örgütü’ne göre 2020 yılında tüm hastalıklar içinde depresyon birinci sırada olacak diye okuyoruz ama bilin bakalım bundan hangi ülke etkilenmeyecek? 😉 😉 😉

 

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s