Meşgul olmak statü sembolü mü?

Sosyal bilimlere şöyle bir bakıp çıkanlar Veblen Bey’i ve onun meşhur “The Theory of the Leisure Class” (Aylak Sınıfın Teorisi) kitabını bilirler. Çok severim. Veblen Bey bu çalışmasında der ki, -aslında biraz sonradan görmelerden bahseder- zenginleştikçe insanlar statülerinin yükseldiğini boş zamanlarıyla göstermek isterler. Veblen Bey bu eserini yazalı 120 yıl oldu ve bakın neler değişti.

Amerika’ya şöyle bir baktığımızda, artık boş zaman aktivitelerinin değil uzun saatler çalışmanın bir statü sembolü olarak görüldüğünü söyleyebiliyoruz. Columbia Business School’un pazarlama hocası Silvia Belleza en son bu meşguliyetin bir statü sembolü olarak görülmesiyle ilgili makale yayınlıyor. Makale burada.

Bu yazı da Belleza ile röportajdan oluşuyor. Amerika’daki bu meşguliyet kültürünün diğer ülkelerden farkını konuşuyorlar daha çok. O röportajdan altını çizdiğim yerleri özetliyorum.

İnsanların sürekli çok çalıştıklarını söylemeleri ve bundan şikayet etmeleri üzerine çok küçük bir çalışma yapmışlar. Deneylerinde, sosyal medyada çok çalıştığını paylaşan biriyle, daha çok boş zaman aktiviteleri yaptığını paylaşan birini kıyaslamışlar ve insanlara ikisinin algısını sormuşlar. İnsanlar da meşgul insanın daha yüksek statüde olduğunu söylemiş.

Peki Veblen Bey’in söylediğinin şu zamanlarda geçerli olmamasının nedeni ne olabilir? Çünkü Veblen bunu yazdığında bahsettiği çalışma daha çok tarım ve endüstri üzerineydi. Tabii ki o zamanlar çok çalışmak erdemli bir şey olarak görülmezdi. Ama şimdiye baktığımızda, yetenek ve insan sermayesi için öyle bir pazar var ki, ne kadar çok çalışırsanız, pazarda o kadar çok arandığınız anlamına geliyor. Birine bir kişinin çok meşgul olduğunu söylendiğinde onu hemen beyaz yakalı olarak farz etme eğilimi var bir de. Mavi yakalı bir iş olduğu belirtildiğinde algı da değişiyor.

Bir başka değişken de iş ortamı. Eğer iş yükünün fazla olduğu yerlerde çalışıyor ama aynı zamanda kendi hayatınızı da yaşıyorsanız o zaman statünüz daha yüksek görülebilir. Veblen’in tersinin tersi gibi. Örneğin Silikon Vadisi’nde çok çalışsalar bile boş zaman aktivitelerine zaman ayırdıklarını söylüyorlar çünkü bu cool görünüyor.

Bu algıdaki diğer bir değişken hangi kültürden olduğu tabii. İtalyanlar, birileri kendilerine çok çalışmadığını söylediğinde hemen o kişinin zengin olduğunu düşünürken, Amerikalılar, o kişide bir yanlışlık olduğunu ve en kısa sürede işe döneceğini düşünüyorlar. Veblen bazı yerlerde hala yaşıyor yani. Fakat iki ülke de sorunlu aslında. Amerika’da bu kadar çalışmak aslında hiç sağlıklı bir şey değilken, İtalyanların tatillere çok düşkün olması ve ülkeyi tatil sürelerinde felce uğratmaları… Bir denge yaratmak gerekiyor. Danimarka ya da Hollanda gibi. Hem çalışmalarına değer veriyorlar, üretim saatleri fazla fakat aynı zamanda da tatil süreleri de insani.

 

 

 

 

 

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s