Çocuklara yanlış tavsiyeler veriyoruz

Tabii ki her ebeveyn çocuğunun hayatta başarılı olmasını ister. Bunun için de genelde çocuklarına inandıkları doğruları, davranış biçimlerini söylerler. Ama işte bu davranış biçimleri aslında kısa vadede doğru olsa da, uzun vadede tükenmiş bir gençliğin oluşmasına neden olabiliyor.

Bakın çocuklarınıza, mutlu bir hayat için hangi tavsiyeler yerine hangileri vermelisiniz, Stanford Üniversitesi hocası açıklıyor.

 

Çocuklara söylenen: Geleceğe odaklan. Gözün ödülde olsun.
Söylenmesi gereken: Anı yaşa.

Zihnimiz anda kalamıyor sürekli ne yazık ki. Ya geçmiş pişmanlıklarıyla ya da gelecek endişeleriyle dolu oluyor. Bu yüzden de olumsuz duygularla çevriliyiz. İşte bu yüzden çocuklara anda kalmanın öneminden bahsetmek gerekir. Eğer çocuklar, anda kalmayı öğrenebilirlerse işte o zaman daha mutlu olabiir, daha yaratıcı düşünebilir ve daha hızlı öğrenebilir. Pozitif duygular strese karşı bizleri daha dayanıklı kılar. Çocukların geleceğe yönelik hedeflerinin olması güzel bir şey ancak onlara gelecekteki hedeflerine odaklanmaları yerine ellerinde yapmaları gerekenler neler, onlara odaklanmaları gerektiğini öğretmek gerekiyor.

 

Çocuklara söylenen: Stres kaçınılmaz, kendini biraz daha zorla.
Söylenmesi gereken: Rahatlamayı öğren.

Çocuklar bakmayın siz tam bir stres yumağılar aslında. Okul, arkadaşlık ilişkileri, notları… Ebeveynler de kendi hayatlarına bakarak, çocuklara stressiz bir hayatın olmadığını söylüyorlar genelde. Ya da kendileri stresli bir hayat yaşıyorlar ve çocuklarına stresin başarılı bir hayatta kaçınılmaz olduğu izlenimini veriyorlar. Onun yerine çocuklara stresli zamanlarda nasıl daha dayanıklı olunabilir konusunda yetenekler öğretilebilir. Meditasyon, yoga ya da nefes egzersizleri gibi. Bu araçlar çocukların stres karşısındaki tepkisini değiştirecektir.

 

Çocuklara söylenen: Meşgul kalmaya bak.
Söylenmesi gereken: Hiçbir şey yapmamanın tadını çıkar.

Batı dünyasında sürekli bir meşgul olma modası vardır. Çocuklar da bu meşguliyetten nasibini alır. Sürekli aktivitelerle ve ekstra derslerle dolu bir zaman planları vardır. Ama işte araştırma gösteriyor ki, beyinlerimiz, odaklanmadığımız anlarda daha iyi fikirler çıkarabiliyor. Dolayısıyla çocukların zaman planlarını doldurup taşırmaktansa, onlara boş kalacakları vakitler tayin etmek gerekir. Örneğin bir odada beklemek, okula yürümek, köpeği yürüyüşe çıkarmak, bir ağacın altında oturup bulutlara bakmak gibi. Tüm bunlar çocukların çok daha yaratıcı ve yenilikçi olmalarına katkı sağlayacaktır. Daha da önemlisi, rahatlamalarına olanak yaratacaktır.

 

Çocuklara söylenen: Güçlü olduğun alanlara enerjini yönelt.
Söylenmesi gereken: Hata yap ve başarısızlığı öğren.

Çocuklar genelde kendi konfor alanlarından çıkmayıp, neyde iyilerse onda devam etmek istiyorlar. Bu da onlara yeni şeyler deneyimleme imkanı vermiyor ne yazık ki. Hal böyle olunca da herhangi bir başarısızlıkta hemen depresyona yatkın oluyorlar. Oysa beynimiz yeni şeyleri öğrenmek üzerine kurulmuş. Ve ancak genç yaşımızda hata yaparsak bu kötü bir şey olmaz. Dolayısıyla çocuğun iyi olduğu alanlara değil de, onu geliştirecek daha farklı alanlara çocuğu yönlendirmek gerekiyor. Hataysa da yapsın, öğrensin.

 

Çocuklara söylenen: Zayıf noktalarını öğren ve yumuşak olma.
Söylenmesi gereken: Kendine iyi davran.

Eleştirinin hep kendini geliştirmek için iyi olduğunu düşünürüz. Tabii ki farkındalık önemli ancak çocuklara kendilerini eleştirmeyi öğretmek iyi bir şey değil ne yazık ki. Örneğin, eğer bir ebeveyn bir çocuğa daha dışadönük olmaya çalışması gerektiğini söylediğinde, çocuk bu içedönük kişiliğine olan eleştiriyi içselleştirecektir. Sonunda da kendi kendini sabote etmeye kadar gidecektir. Bunun yerine ebeveyn çocuğuna kendine şefkatli davranmasını öğretmeli. Çocuk, bazen utanmanın normal olduğunu, kendi kişiliğinin başkaları kadar dışadönük olduğunu kendine söyleyebilmeli.

 

Çocuklara söylenen: Rekabetçi bir dünyadayız, birinci olmaya bak.
Söylenmesi gereken: Başkalarına şefkat göster

Sağlığımız ve mutluluğumuz için en önemli şeylerden biri sosyal bağlantılarımız. Eğer kendinizden daha fazla etrafınıza odaklanıyor ve onlara destek oluyorsanız uzun vadede başarılı olma oranınız çok daha fazla. Çocuklar zaten doğuştan şefkatli ve nazik. Önemli olan bu doğal özelliklerinin önünü kesmemek, onlara başkalarına da şefkat göstermeleri empati yapmaları konusunda destek olmak.

 

 

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s