Neden olumsuz şeylere daha çok takılıyoruz?

Psikolog Alison Ledgerwood’un bana ilham olan TED konuşmasını yazmak istedim.

Güzel bir olay yaşadığımızda seviniriz, ardından kötü bir olay yaşarsak ona da üzülürüz. Fakat tüm bunlardan sonra yeniden iyi bir olay yaşasak bile niyeyse kötüyü düşünmeden edemeyiz. Alison Hanım da bunu soruyor: Neden zihinlerimiz daha çok negatif düşüncelere takılı kalıyor?

Bunu araştırmak için de çalışmasında katılımcıları iki gruba ayırmış. Bir gruba yeni geliştirilen bir cerrahi uygulamanın %70 başarılı olduğunu söylerken, diğer gruba bu uygulamanın %30 başarısız olduğunu söylemiş. Bu bilgilendirmeler sonrası katılımcılara bu cerrahi uygulamayı beğenip beğenmediklerini sormuş. %70 başarı şansı olduğunu öğrenen grup uygulamayı beğenirken, %30 başarısız olduğu söylenen grup ise uygulamayı beğenmemiş. Fakat sonra bir değişiklik yapmışlar. İlk gruba bu uygulamanın %30 başarısız olduğunu açıklamışlar bu kez. Diğer gruba da %70 başarı sağlanıyor diye aktarmışlar konuyu. İlk grup fikrini değiştirmiş %30 başarısızlıktan bahsedildiği için ve bu kez uygulamayı beğenmediklerini söylemişler. Fakat ikinci gruba %70 başarıdan bahsedildiği halde onlara bunun hiç etkisi olmamış.

Bunun gibi birkaç araştırma örneği daha var. Aynı sonuca çıkıyor. Önce olumsuz düşünen bireyler, sonra onlara konu olumlu bile anlatılsa olumsuz düşüncede takılı kalıyor.

Mesela bakın bu aşağıdaki ekonomik gelişme grafiği. Aynı zamanda da tüketici güveni de yer alıyor. Ekonomi aslında bir yerden sonra iyileşmesine rağmen tüketici güveni o kötü yerde takılı kalmış. Ekonominin iyileşme seviyesiyle aynı seviyede ilerlememiş.

Tüm bu araştırmalar şu anlama geliyor; olumluyu görebilmeniz için üzerinde çalışmanız gerekiyor. Zihnimiz madem ki bu şekilde olumsuza takılı kalıyor, onu olumluyu düşünmesi çalıştırmamız lazım.

Mesela araştırmalar gösteriyor ki her gün müteşekkir olduğunuz birkaç şeyi yazsanız bile bu sizin mutluluk seviyenizi, iyi hissetmenizi ve hatta sağlığınızı bile olumlu yönde etkiliyor. Fakat biz niyeyse hep kötüyü anlatmayı severiz. İş yerinde kötü geçen bir olayı, arkadaşımızla yaşadığımız tatsız bir konuşmayı, başımıza gelen bir talihsizliği… Güzel şeyleri çoğunlukla anlatmayız. Oysa zihnimizin güzel şeylere odaklanma konusunda pratik yapmaya daha fazla ihtiyacı var.

Belki zihinlerimiz olumsuz bir bilgiyi aramak için oluşturuldu ama bizler birazcık çaba sarf edebilir ve bardağın dolu tarafını görebiliriz.

 

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s