Mutluluğumuzu sisteme esir mi ediyoruz?

Aslında yazı Amerika’daki verilerle Amerikan hayatını anlatıyor. Ama yine de ben, genel durumla çok da bağlantısız bulmadığım için yazmak istedim.

Son zamanlarda Amerikan hayatındaki en büyük paradokslardan biri şu: artık her şey çok konforlu bir hale geldi ancak mutluluk oranları düşüşte.

Makale bir sürü veri kullanmış Amerika’daki hayatın nasıl da daha konforlu hale geldiğine ilişkin. Belki buraları kendimizle ilişkili bulamayabiliriz, bilemedim. Ama yani evlerin metrekaresine kadar her şey büyümüş, gelişmiş. Fakat mutluluk ortalaması büyük bir düşüşle karşı karşıya.

Buna ilişkin 3 cevap olabilir.

  1. İnsanlar tüm bu gelişmeler konusunda bilgi sahibi olmayabilir.
  2. İnsanlar onlarca yılda olduğu için bu süreç, bunu bir gelişme olarak algılayamayabilir,
  3. İnsanlar hayat kalitesini yanlış göstergeler üzerinden ölçüyor olabilir.

Bu üç cevap da doğru sayılır ama üçüncü cevap mutluluğumuzu artırma konusunu anlamakta bize yardımcı olabilir.

Sevgili Marx’ın, böylesine büyük bir makinenin dişlisi olduğumuz materyalistik bir toplumda insanın kendine yabancılaşması olarak adlandırdığı teori bir yana dursun, hepimiz bu dönemde mutluluğun maaş artışıyla, yeni bir aletle, telefonla, PS’a sahip olmakla ilişkili olduğuna inandırılıyoruz. Buna inandırılınca kendimizi hiçbir anlamı olmayan üretim ve tüketim çarkında buluyoruz.

Toplum zenginleştikçe daha mutlu olmuyoruz çünkü yanlış şeylerin peşinde koşuyoruz.

Makale 3 tane prensipten bahsediyor kendi mutluluğumuzu baltalamamak için.

  1. O şeyi almayın

Sahip olduğumuz finansal kaynaklarla yaptığımız tercihleri değiştirmemiz gerekiyor. Harvard’daki bir araştırma gelirin 4 farklı şekilde kullanımının mutluluk üzerindeki faydasını analiz etmiş.

            – tüketim ürünleri almak

            -sevmedikleri bir işi yapması için birine ödeme yapmak

            -deneyim satın almak

            -bir yere bağış yapmak ya da arkadaş & aileye harcamak

Tabii ki tahmin edeceğiniz gibi insanlar her ne kadar ilkini yapmaya meyilli olsalar da, asıl mutluluk diğer 3 maddede.

Tabii ki tüm pazarlama dünyası, kararlarımızı verirken “bir fayda sağlar mı?”dan ziyade, zevk üzerinden karar verdiğimizi bildiği için ihtiyacımız olan olmayan her şeyi bize satabilir. Bir sonraki sefer yine böyle bir ürün karşınıza çıktığında eğer o ürünün sizi mutlu edeceğinize inanırsanız “bu bana tatmin sağlamayacak” “bu bana mutluluk getirmeyecek” deyin 5 kez 🙂 Sonra 6 ay sonraki kendinizin geri dönüp o gün verdiğiniz karara bakıp ne kadar da doğru bir karar verdiğini hayal edin.

2- Prenslere, politikacılara bel bağlamayın

Bence bu çok faydalı bir madde. Mesela bir politikacının beni mutsuz ettiğini, devletin ruhsuz olduğunu düşünüyorsam aslında şunu söylemiş oluyorum aynı zamanda: Devletin bir ruhu olmalı ve politikacılar bana mutluluk getirmeli. Ama yani bu çok nahif bir düşünce.

Tabii ki devlet ve politikacılar bizim hayatımızı değiştiriyor ama yine de bize mutluluk getirecekler onlar değil. Devletin tek görevi Danimarkalı bir politikacının söylediği gibi “mutluluk sağlamaz belki ama mutsuzluğa yol açan etmenleri ortadan kaldırabilir.”

3- Sevgiyi başka hiçbir şeyle değiştirmeyin

Daha önce şu yazıda da mutluluğun formülünden, Harvard’da 79 yılda 724 erkek üzerinde yapılan mutluluk araştırması sonuçları üzerinden bahsetmiştik . urada bahsedilen, güçlü aile bağları, yakın arkadaşlıklar ve gelişmiş romantik hayat. Bunlar aslında en mutlu hayatı beraberinde getiriyor. Yani bu şu demek, insan ilişkileriyle değiş tokuş edecekseniz bir şeyi, bilin ki o yanlış bir değiş tokuş. Mesela para. Genelde toplumda parayı sev, insanları kullan gibi bir sistem oluşmuş olsa da, asıl mutluluğu getiren tam tersi. İnsanları sev, parayı kullan.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s