Sürekli özür dilemeyin

Bu yazı özür dilemeyi güç gösterisi haline getirmiş ve nadir özür dileyen insanlar için değil. Gün içerisinde sürekli özür dilemesi gerektiğini düşünenler ve hatta sıklıkla da bunu gerçekleştirenler için. Kanadalı sosyolojist Maja Jovanovic diyor ki, gün içerisinde sürekli dilediğimiz özürler bizim olduğumuzdan küçük ve çekingen görünmemize yol açıyor. Bu da aslında bizim özgüvenimizi zedeliyor. Asistanı örneğin, pizzacıdan özür dilemiş geçenlerde geç kaldığı için. “Çok uzak yerde oturuyoruz, özür dilerim” diye. Özür dilemeden de anlayışlı görünebiliriz diye öneriyor. Yani birine çarptıktan sonra illa özür dilemenize gerek yok “buyrun siz geçin”, “lütfen önden buyrun” gibi sözler söyleyebilirsiniz. Hatta yazı dilinde de bunu … Okumaya devam et Sürekli özür dilemeyin

Kötü rüyalar aslında iyi

Rüyalar hakkında çok minik bir makale. Rüyalar neden var konusunda bir sürü teori var ortaya atılan. En çok konuşulanlardan; Freud’un teorisi, üzeri kapatılan gerçeklerle ya da dilekleri açığa çıkardığını söyler. Daha güncel çalışmalar, yoğun duyguları işlememize ya da anılarımızı sıralamaya ya da birleştirmeye yaradığını söylüyor. Kimi sadece rastgele bir nöron aktivitesi derken kimi de tehdit edici durumlara karşı bir prova oluşturur der. Görünen o ki Freud’un teorisi hala en popüler olanı. Araştırmalar da onu destekleyecek nitelikte. Tabii doğduğunuz yıl bile rüyalarınızı etkiliyor. Siyah-beyaz televizyon izliyorsanız örneğin rüyalarınızı da öyle görebilirsiniz ya da kültürel olarak ülkenizde hangi korkular hakimse, hangi konular … Okumaya devam et Kötü rüyalar aslında iyi

İyi aile yoktur.

  “Yetişkinlikler itaati büyümekle karıştırırlar; halbuki itaat, çocuğun en büyük ahlaksızlığıdır.” Wincott. Etrafımdaki tüm müstakbel ebeveynlere okutmakla kendimi görevlendirdiğim, okuduğumdan beri davranışlarıma, ilişkilerime farklı baktığım, anne-çocuk ilişkisini bence en başından değiştiren bir kitaptan bahsetmek istiyorum: İyi Aile Yoktur. Bu sadece bir çocuk yetiştirme kitabı değil kesinlikle, aynı zamanda biz yetişkinlerin de yetiştirilme hikayesi. Sizin neden siz olduğunuza yanıt vermeye çabalayan bir çalışma. Çocuğa, büyüklerin her zaman haklı olduğunu, annesini üzmesinin sebebi ne olursa olsun suç olduğunu ve bu nedenle de kendisini savunmamayı öğretiyoruz. Henüz büyükler sofraya geçmeden çocukların sofraya oturmamasını ya da daha da kötüsü küçüklere görece daha dandik bir … Okumaya devam et İyi aile yoktur.

Helikopter ebeveynlik işe yarıyormuş

Helikopter ebeveynliğin aslında işe yaradığı yazan bir yazı okudum NYT‘da.. Eskiden, yani gelir farkları bu kadar fazla değilken çocukların derecelerinin falan bir anlamı yoktu tabii. Fakat 80’lerden sonra gelir eşitsizlikleri ortaya çıkan, başarılı olanlar daha fazla kazandıkça aileler çocukları üzerinde daha baskın oldular ve 90’lara geldiğimizde de bu iş kendini helikopter ebeveynliğe bıraktı. Helikopter ebeveynlik, çocuğun etrafında pır dönen, karşılaşacağı tüm engelleri kaldırmaya çalışan,aşırı koruyucu olan ebeveynlere verilen ad. Sürekli çocukların tepesinde helikopter gibi dolandıkları için bu adı almış. Çok fazla müdahaleci gibi göründüğünden dolayı önce aşırı negatif bir şey gibi algılanırken meğer aslında öyle olmadığı ortaya çıkmış. Aslında her … Okumaya devam et Helikopter ebeveynlik işe yarıyormuş

Kadınlar Günü reklamı için tüyolar

Benden yine dev hizmet. Bir sonraki Kadınlar Günü’nde nasıl bir reklam yapacağız diye düşünmeyin! İşte o fikirler ayağınıza geldi. Senelerdir izlediğim Kadınlar Günü reklamlarıyla bir sınıflandırma yapmak istedim. Maksat bir daha reklam filmi çekilecekse, kolaylık olsun. Bunu bir reklam gurusu ya da tüketici olarak değil tamamen kadın gözlemlerimle yaptım. Gözlemlerim bile kadın yani. Erkek değil!!!! Dilediğiniz başlığı seçerek kolayca uygulayabilirsiniz. İşte o liste:   “O kadar güçlüyüm ki boks eldivenim var” Kadının, eline boks eldivenini takmadan ya da yüksek şiddetli interval antrenman yapmadan, vücudundan kan, ter, gözyaşı çıkmadan güçlü olmadığını düşünüyorsanız, işte bu fikir tam size göre! Uygulaması çok kolay. … Okumaya devam et Kadınlar Günü reklamı için tüyolar

Yeni diyet trendi: Diyet yapmamak

İşte aradığımız diyet bu. Diyet yapmadan diyet yapmak. 2016 yılında Molly Bahr adında biri “içgüdüsel beslenme” diye bir şey öğreniyor ve hayatını tamamen değiştiriyor. Sonra kendini bunu tanıtmaya adıyor. Buyrun instagram hesabı: https://www.instagram.com/mollybcounseling Önceleri, diyetlerle, kas geliştirmeyle, kalori saymayla instagram takipçilerine seslenirken, şimdiyse “kusura bakmayın, o zamanlar ne söylediysem hepsi yanlışmış” diyor. Belirli kısıtlamalarla yemek yiyen insanların aslında duygusal olarak iyi olmadığını görüyor. Aynı zamanda ani kilo vermelerle ya da yine aşırı kısıtlamayla verilen kiloların yeniden geri alındığını görünce de aslında bu gibi kısıtlamalı diyetlerin işe yaramadığını hatta insanlara zarar verdiğini bile söylüyor. Zaten insan evrimsel olarak ne zaman acıktığını … Okumaya devam et Yeni diyet trendi: Diyet yapmamak

Kim bu mutlu Türkler?

Hani çağımızın vebası geleceğe dair umutsuz olmaktı? Mutsuzduk hani hepimiz? Memnun değildik hayatlarımızdan, sıkışmış hissediyorduk? TÜİK Yaşam Memnuniyeti Araştırması öyle demiyor. Türkiye’de insanlar mutlu. Evet, geçen yıl %58 oranındaki mutluluk seviyesi bu yıl %53,4’e gerilese de yine de depresyonda olmadığımızı bu orandan rahatça görebiliriz. Ancak ve ancak %12 oranında bir mutsuz kitle varmış. Kalan %34 ise ne mutluyum diyor ne mutsuz… Öyle geçiriyor günlerini. Peki kim bu %12? Hemen söyleyeyim, twitter ve ekşi sözlük ahalisi. Eğitim öğretim hayatını bir şekilde atlatmış ama iş hayatında aradığını bulamamış millennial’lar. Çokça ülke görüp, o ülkelerdeki rahatlığın ve özgürlüğün hiçbir zaman bu topraklarda olabileceğine … Okumaya devam et Kim bu mutlu Türkler?