Yalnızlığa tutunmayın çok

Yalnızlıkla ilgili güzel bir video paylaşıyorum aşağıda. Temelde, yalnızlığın ne olduğunu, neden yalnızken kötü hissettiğimizi ve kronik yalnızlıktan kurtulmak için neler yapabileceğimizden bahsediyor. Tıpkı açlık gibi yalnızlık da bedensel bir fonksiyon aslında. Nasıl ki açlık fiziksel ihtiyaçlarımıza odaklanmamızı sağlıyor, yalnızlık hissi de sosyal ihtiyaçlarımıza dikkat etmemizi sağlıyor. Sosyal ihtiyaçların bu kadar önemli olmasının nedeni tabii ki binlerce yıl öncesine, atalarımıza dayanıyor. İnsan, dünyadaki hayatına bir grup içerisinde başlıyor ve onlarla devam ediyor. Çünkü yalnız kalmak, gruptan ayrılmak ölüm anlamına geliyor. Bu yüzden atalarımız için hayatta kalmaya karşı en büyük tehdit aslanlar tarafından yenmek değil bulunduğu grubun sosyal ortamına ayak uyduramayıp … Okumaya devam et Yalnızlığa tutunmayın çok

Sürekli özür dilemeyin

Bu yazı özür dilemeyi güç gösterisi haline getirmiş ve nadir özür dileyen insanlar için değil. Gün içerisinde sürekli özür dilemesi gerektiğini düşünenler ve hatta sıklıkla da bunu gerçekleştirenler için. Kanadalı sosyolojist Maja Jovanovic diyor ki, gün içerisinde sürekli dilediğimiz özürler bizim olduğumuzdan küçük ve çekingen görünmemize yol açıyor. Bu da aslında bizim özgüvenimizi zedeliyor. Asistanı örneğin, pizzacıdan özür dilemiş geçenlerde geç kaldığı için. “Çok uzak yerde oturuyoruz, özür dilerim” diye. Özür dilemeden de anlayışlı görünebiliriz diye öneriyor. Yani birine çarptıktan sonra illa özür dilemenize gerek yok “buyrun siz geçin”, “lütfen önden buyrun” gibi sözler söyleyebilirsiniz. Hatta yazı dilinde de bunu … Okumaya devam et Sürekli özür dilemeyin

Motive olmak için psikologların bir fikri var!

Eğer bir hedefinizi gerçekleştirememiş, iş yerinde istediğiniz yere ulaşamamış ya da hedeflediğiniz kiloya gelememişseniz motive olmak için ne yaparsınız? Genelde bunları başarmış birilerinden tavsiye alırız. Fakat iki psikologun yaptığı araştırmaya göre motive olmak için tavsiye almaya değil, tavsiye vermeye ihtiyacımız varmış. Tavsiye verme eylemi her ne kadar tavsiyeyi veren kişiye yeni bir bilgi kazandırmasa da o tavsiyeyi veren kişinin özgüvenini yükseltiyor diye açıklıyorlar.  Yaptıkları araştırmalara dair rakamlar da var bu makalede, okuyabilirsiniz. Gerçekten de tavsiyeyi alanlardan çok daha motive olmuş hissetmişler tavsiyeyi verenler. Bir düşünün, aslında hiç spor yapmak istemiyorsunuz ama başka birine spor yapmasını salık veriyorsunuz. Kendinizi spor yapmak … Okumaya devam et Motive olmak için psikologların bir fikri var!

Bir annenin favori çocuğu olabilir mi?

Olamaz gibi geliyor bana. Ama işte birileri durmamış ve anne çocuk arasındaki bu en favori kim olayını araştırmışlar. Buyrun makale. 65-75 yaş arasındaki ve en az 2 tane yetişkin çocuğu olan anneler üzerinde yapmışlar bu araştırmayı.  Bir sürü soru sormuşlar annelere “hangi çocuğun kişisel bir problemiyle ilgili konuşmaya meyilli?” “hangi çocuğuna duygusal olarak daha yakın hissediyorsun” “hangisiyle daha fazla gurur duyuyorsun” gibi. Sonra da gidip çocuklarına sormuşlar “annen sence hangi çocuğuna daha fazla duygusal olarak yakın hissediyor” vb gibi. Bu soruların neticesinde de favori çocuğu bulduklarını iddia etmişler. Genelde, kız çocukları oğlan çocuklarına tercih ediliyormuş. En son doğanlar da ilk … Okumaya devam et Bir annenin favori çocuğu olabilir mi?

Don’t say “sorry” too much

This article is not for the ones who rarely apologize. It is for the people who say sorry for every little thing. Canadian sociologist Maja Jovanovic believes the “sorry”s we sprinkle through our days hurt us. They make us appear smaller and more timid than we really are, and they can undercut our confidence. Her example is outstanding: Her research assistant said ‘Sorry’ to the pizza delivery guy for his being late to her house by saying ” we live in a new subdevelopment. I’m so sorry. ” We can eliminate the “sorry”s from our sentences — and still be … Okumaya devam et Don’t say “sorry” too much